Güçlü Türkiye; gelirde, vergide ve paylaşımda adaletin sağlandığı, emekçinin alın terinin karşılığını eksiksiz aldığı bir düzenle mümkündür.
Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın:
İçeride zayıf olan toplum, dışarıdan yazılan senaryoya mahkûm olur! Ülke olarak emperyalizmin, siyonizmin sinsi planlarını boşa çıkarmak için güçlü bir toplum inşa etmeye ihtiyacımız var. Biz her zaman şunu diyoruz.
Güçlü memur, güçlü Türkiye’dir.
Güçlü Türkiye’den kastımız; Gelir dağılımında adaletin olduğu, Toplumun her kesiminin refahtan ve büyümeden hakkına düşeni aldığı, alın terinin karşılığının tastamam teslim edildiği adil bir Türkiye’dir.
Bizi güçlü kılacak olan alın teri ile yoğrulmuş adalettir. Bizi muhkem kılacak olan gelir dağılımda adalet, vergide adalet, paylaşımda adalettir. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın şiarına sımsıkı sarılmaktır. Fakat bu noktada tablo hiç iç açıcı değil. Yüksek enflasyon ve fiyat istikrarsızlığı sabit gelirliyi zorluyor.
Alım gücümüz düşüyor, Enflasyonla mücadelede fatura emekçiye kesiliyor. Neoliberal ekonomi politik nedeniyle gelir dağılımında uçurum derinleşiyor, Orta sınıf yok oluyor, Emekliler, ay sonunu getiremiyor. Genç işsizliği gençleri umutsuzluğa düşürüyor. Ücretlilerin vergi yükü artıyor. Emeğin payı küçülürse, umut da küçülür; umut küçülürse, alın teri başkasının kazancına dönüşür! Defalarca bu böyle olmaz dedik! Sebebi olmadığımız enflasyonun faturasını bize kesmeyin, ücretleri kısarak enflasyonu düşüremezsiniz dedik.
Bütün bu yanlışların sosyal maliyetini anlattık.
Bir kez de dünyanın merkezi Çorum’dan haykırıyoruz…
Kamuda ücret adaletsizliği var… Çalışma barışı bozuldu! Ücret dengesizliği büyüyor, statüler arası tartışma kamuyu yoruyor!

